Fotoğraf Galerisi
Ay 3
Ay 3
Tüm Fotoğraflar

Anket
Günün Sorusu
Sizce Ufo'lar Gerçek mi
 
   
Sayaç
Online : 24
Toplam : 24
Ziyaretçi
 

Canavarların kıyımı...

70 MİLYON YIL önce yeryüzü dinozorlar, tiranozauslar, brontozauruslar, stegosauruslar, diplodokuslar, triseratopslar ve benzerleri canavarlarla kaynıyordu. Dişleriyle, pençeleriyle gerektiğinde kuyruklarıyla birbirlerine karşı amansız bir savaş yürüten, çöl kanununu uygulayan canavarlardı bunlar milyonlarca yıl boyunca bu sürünen ya da dik yürüyen kimi otçul, kimi etçil yaratıklar hiçbir evrim kuralını tanımadan yeryüzünde yaşadılar; sonra bir milyon yılı aşmayan bir süre içinde, dev canavarlar bütünüyle tükendi. Bunlardan zamanımıza kalanlar ancak iskeletler, fosiller, yumurtalar ve ayak izleridir.

Canavarların ortadan kaybolmaları insanoğluna yaradı: Canavarlar kuşağı tükenmeseydi, kuşkusuz, insanın ve insan öncesi memelilerin evrimi gecikecek, zorlaşacaktı.

Kimi 4, kimi 11 m. uzunluğundaki bu gerçekten korkunç canavarların neden ve nasıl kaybolduğu, bilim dünyasını öteden beri uğraştıran bir sorundur ve bu sorunu açıklamak amacıyla çeşitli görüşler öne sürülmüşse de hiçbiri kesin bir sonuca bağlanmamıştır.

Önce suç, canavarların, özellikle dinozorların yumurtalarını çalıp yedikleri için memelilere yüklendi; ama, o zamanlarda denizde yaşayıp yumurtlayan ihtiyozorlar unutuldu. Bir başka görüş de beslenme zorluğunu ileri sürdü: Otlar, bitkiler değişince, bunlardaki silikat orantısı yükselince dev otçullar bunlarla yetinemez oldular denildi.

Zamanla nedenler çoğaldı, canavarların tükenişi iklim değişikliğine verildi; iklimin, çok yavaş da olsa, soğuması bu yaratıkların metabolizmasını etkileyip dayanma güçlerini yitirtmişti. Başka bir yoruma göre güneş ışınlarındaki ultraviyole ışığı dinozorları kısırlaştırmıştı. Sıralanan nedenler bununla bitmedi: 150 milyon yıl süreyle bütün iklim ve coğrafi değişikliklere dayanan, yaşantılarını bu değişen şartlara uygulayan canavarların ortadan kaybolması kuşağın yaşlılığına bağlandı. Bu ara oksijen konusu ortaya atıldı. Amerikan biyoloji uzmanı Dr. Schatz'a göre iklimin değişmesini izleyen bitkilerdeki değişme ve üreme bir oksijen bolluğu doğurmuş ve bu oksijen sonunda canavarları boğmuştu.

Sorunu aydınlatabilmek için yerbilimsel ve biyolojik nedenler yeterli görülmediğinden kozmik nedenler öne sürüldü.

1958'de Sovyet astrofizik uzmanları V. İ. Krasovskii ve I. S. Chklovski canavarların ortadan kalkmasını kozmik ışınlara bağladılar ve görüşlerini şu şekilde açıkladılar: Her 200 milyon yılda dünyamızın 26 ışık yılı (260 trilyon kilometre) ötesinde bir Supernova (ömrünü tamamladıktan sonra güneş gibi yanan ve sonunda patlayan dev yıldız) infilak ediyor ve bu patlama, ışık ve radyo dalgaları doğurmaktan başka, uzayı, değişim güçleri olan ışınlarla dolduruyor.

Dünyamıza kadar varan bu ışınların gücü zayıflasa da büyük boy, kuşakların uzun ömürlü ve seyrek doğum yapan hayvanlar üzerinde öldürücü ya da en azından tüketici bir etki yapmaktadır.

Sovyet meslektaşlarının bu görüşünü inceleyen birçok batılı bilim adamı aynı sonuçları paylaşmamakla beraber supernova patlamasını desteklediler. Bunların arasında radyo-astronom Hanbury Brown, 50 bin yıl önce güneş sisteminin 40 parsek (1 parsek = 3 ışıkyılı) ötesinde patlamaya, bir supernovanın izlerine rastladığını söylemiştir; Alman Richter bu patlamanın galaksimizin merkezinden koptuğunu, gerçekten çok güçlü olduğunu belirtmiş, Kansas Üniversitesi’nden K. D. Terry ve Rice Üniversitesinden W. H. Tucker patlayan ve ışın saçan yıldız olaylarının olağan olduğunu açıklamışlardır.

Bu son görüş soruna bir açıklık getirebilecek nitelikteydi. Ancak bir süre sonra inanılmaz gibi görünen, fakat gerçek verilere dayanan çok değişik bir görüş ortaya atıldı.

1939 yılında, dünyada, tanınan dinozor uzmanı, Çin asıllı Sovyet Profesörü Efremov Sikiang bu canavarlara ait bir kafatası buldu. Buluşun olağanüstü yanı kafatasının arkasında görünen ufak, yuvarlak ve bir mermi tarafından yapılmışa benzeyen delikti.

Zamanla hem bu garip yara izini taşıyan başka kemikler, fosiller bulundu hem de daha önce bulunanlar araştırıldı, ortak noktalar üzerinde duruldu. Ancak konu gizli tutulmuş ve pek ciddiye alınmamıştı.

1948 yılında, Tiyan-Şan dağlarının eteklerinde bir hidroelektrik merkezinin temelleri kazılırken, 10 kilometre alanı kaplayan bir mezarlık bulundu. Bütün vadiyi kaplayan, dehşet verici bir mezarlıktı bu! Hidroelektrik merkezi teknisyenlerinin peşi sıra oraya gelen fosilbilim uzmanları ilk tetkiklerden sonra şaşkınlıklarını gizleyemediler: Mezarlık, düşman oldukları bilinen, et yiyen ve ot yiyen canavarları bir araya getirmişti. Sanki bu düşman canavarlar, 60 / 70 milyon yıl önce, ölmek için aynı yerde buluşmuşlardı. Ya da öldürülmek için aynı yöne sürülmüşlerdi.

Öldürülmek için denmesinin nedeni bütün kafataslarda, omuzlarda yeniden o garip deliğin görünmesidir.

Bilim dünyası, beslenme zorluğu, yaşlılık, hidrojen bolluğu ve benzer ihtimaller üzerinde durduğundan; ölüm ışını görüşünü kuşkuyla karşıladığından bu keşfe önem vermedi, bu keşfi destekleyebilecek resmi bildiri bile yayınlamadı. Efremov her şeye rağmen hiç kimsenin önemsemediği görüşünde direndi: Canavarlar, dünya-dışı yaratıklar tarafından, değişik bir ölüm ışınıyla öldürülmüştü.

Bu çılgınca görüşü destekleyebilecek bir örnek vardır: Moskova Fosilbilim Müzesinde, Lena ırmağının batısında bulunan ve tarihöncesi çağlara ait olan bir "bizon" kafatası herkese gösterilmektedir. Kafatasının ön tarafından yuvarlak, çevresi zamanla kireçleşmiş bir delik ilgiyi çekmektedir.




Tarihöncesi çağlarda Sibirya'da yaşayan mağara adamları silah kullanır mıydı?

Böyle bir soruya Müze yönetmeni Prof. Constantin Flerow şöyle karşılık vermiştir: "Bu olay tek şekilde açıklanabilir. Canavarın kafatasındaki delik, çok eskiden, dünya-dışı yaratıkların birçok kez yeryüzüne inmeleriyle bağlantılıdır."

Kafataslarında görülen delikler coğrafi bir gariplik olamaz, çünkü bunlara benzeyen izlere, Sibirya'dan Çin'den çok uzak bölgelerde de rastlanılmıştır. Rodezya'da Broken Hill tepesinde bir Neanderthal (M. Ö. 1 00.000) insanının kafatası bulunmuştur. Kafatasının ön ve arka tarafında iki delik vardır. Başka bir deyişle, bir merminin ya da mermiye benzer bir nesnenin giriş ve çıkış delikleri!

Fransa'da, Roquebrune - Cap Martin'de bulunan Vallonet mağarasında, Dördüncü Zamana (M.O. 1.000.000/ 15.000) ait, değişik bir mezarlık ya da hayvanat bahçesi keşfedilmiştir. 25 m. çapındaki bu mağarada fil, arslan, maymun gibi hayvanların yanı sıra balina fosilleri bile bulunmuştur.

Bu hayvanları oraya kim, niçin getirdi? Vallonet'deki hayvanat bahçesiyle Tiyan-Şian dağlarındaki mezarlık arasında bir bağlantı kurulabilir mi? Tarihöncesi canavarları kimler avlıyordu? Amerika'da, Nevada'da Cow Canyon'un bir kömür madeninde ayak izi bulunan, Üçüncü Zamana ait olduğu düşünülen ve maymun-adam'a benzemeyen yaratık mı? 1.000.000 yıl önce yaşamış olan insan mı?

Giovanni Scognamillo - Dünyamızın Gizli Sahipleri
 
Eklenme Tarihi : 07.08.2016 11:16:59
Okunma Sayısı : 1565

Yorumlar

Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı

Yorum Yaz

Adınız Soyadınız
Yorumunuz