Fotoğraf Galerisi
Süper Ay
Süper Ay
Tüm Fotoğraflar

Anket
Günün Sorusu
Sizce Ufo'lar Gerçek mi
 
   
Sayaç
Online : 100
Toplam : 160
Ziyaretçi
 

Ekminezi Hipnoz Reenkarnasyon Gerçeği Nedir ve Nasıl Aldatılıyoruz

EKMİNEZİ HİPNOZ  REENKARNASYON GERÇEĞİ NEDİR VE NASIL ALDATILIYORUZ ?

İnsanlık yüzyıllardır yaşam ve ölüm, ölüm sonrası sorularına cevap ararken pek çok yeni kavramla karşılaşmış ve bunları bilimsel yollarla çözümlemeye çalışmaktadır. İnsan beyni bütün vücudumuzun kontrol mekanizması olduğu gibi dünyaya geldiğimiz andan itibaren doğdumuz ve olduğumuz kişinin bütün yaşamını anı anına kaydeden muazzam bir hard disk görevi de yapmaktadır. Yapılan araştırmalar bu kayıtlarının  kişinin  doğmadan öncesine de  dayandığının anlaşılması ile bilim işte tam da bu noktada Ruh'un varlığının artık yadsınamaz bir gerçek olduğunu anlamıştır. Öncelikle Ekminezi nedir onu açıklamak istiyorum.

Ekminezi, hipnoz veya psikolojik ayrışma yöntemi dediğimiz bir teknikle  kişinin  içinde bulunduğu yaşamdaki veya geçmiş yaşamlarındaki  (Reenkarnasyonlarındaki) izlenimlerin tekrar canlanmasına ve bunu sağlayan yönteme verilen addır. Yöntem, reenkarnasyon olgusunu kabul etmeyen kimilerine bilimsel gelmese de, günümüzde "past-life regression" adı altında psikoterapide psikoterapist doktorlar tarafından , çeşitli  üniversitelerdeki  parapsikoloji kürsülerinde  parapsikologlarca ve özellikle ABD' nde yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. A.B.D.’li  psikolog Helen Wambach bu yöntemi 1088 süje üzerinde uygulamıştır.. Eş ruhların Dansı adlı kitabında yıllardır Ekminezi seansları  yaparak Reenkarnasyon, geçmiş hayatlar ve eş ruhların ilişkilerini inceleyen Dr. Brian L. Weiss'da  oldukça başarılı sonuçlar elde etmiştir.

Ekminezi, reenkarnasyonun en önemli kanıtlarından biri olarak kabul edilir. Çeşitli ekminezi deneylerinde, yabancı dil bilmeyen süjelerin yabancı dil konuştukları, hiçbir müzik aletini çalmasını bilmeyen süjelerin de org ve piyano ile klasik müzik yapıtlarını çaldıkları ya da bugünkü yaşamında düz çizgi bile çizemeyen bir kişinin muhteşem resimler yaptığı görülmüştür. Burada ruhun aslında sahip olduğu deneyimleri hiç unutmadığı ve her yaşamda öğrendiklerinin kendi ana bilgisayarında depolandığını görüyoruz. Her yaşamda farklı deneyimler yaşamak istemesi de burada mantıklı bir gerekçe olarak önümüze çıkıyor. Çoklu yaşamları deneyimlemek ve sürekli öğrenmeye, deneyimlemeye dayanan bir gelişme,olgulaşma ve hep daha da iyi olmaya yönelik bir seçim.

Ben temel olarak Reenkarnasyonun  geçmiş yaşamlar olduğundan ziyade,  herşeyin anda yaşandığı prensibinden  yola çıkarak , paralel evrenler ve paralel yaşamların varlığına inanıyorum. Buna göre de  ekminezi seanslarında gidilen yaşamlar ruhun diğer evrenlerdeki farklı yaşamları olarak algılanabilir. Ancak bazı durumlarda kişinin erken ölümü veya ani ölümü neticesinde tekrar aynı boyut ve evrende, aynı gezegende  yeniden dünyaya gelme olasılığı da mevcuttur. Çünkü deneyimi yarım kalmıştır. Sonuçta bu da bir seçimdir....

Bugüne kadar yapılan çalışmalarda kişilerin geçmiş yaşamları (enkarnasyonları) ve yaşadıkları ev ve ailesi  hakkında verdikleri ayrıntılı bilgilerin de, sözü edilen yerlerde yürütülen soruşturmalar ve eski kayıtların incelenmesi sonucunda doğru olduğu anlaşılmıştır.

Ekminezi geçmiş hayatı tekrar yaşamak demektir. Şahıs hangi yaşa getirilirse o yaşın ruh halini canlandırmakta ve yaşamaktadır.  Bu işlem aşamalı olarak yapılmaktadır. Ekminezi  üzerinde çalışan araştırıcılar çok ilgi çekici sonuçlarla karşılaşmışlardır.

Elde edilen sonuçlara göre İnsan tekâmül etmek için, tekrar tekrar yeryüzüne gelir ve bu durum belirli bir bilgi  birikimini alıncaya kadar devam eder. Reenkarnasyon ismini verdiğimiz bu “evrensel kanun” kendini çeşitli şekiller altında tanıtır.

Ekminezinin tanımını Prof. Dr. Pitre koymuştur. Hipnotizma ile uyuttuğu deneğin  10 – 20 sene önceki hayatını en ince ayrıntısına kadar tekrar yaşamaya başladığını görünce hayret etmiş ve bunu incelemeye koyulmuştur. Ekminezi olayı , hatırlamadan farklıdır. Bu geçmişi tekrar yaşamaktır.  Hatırlamada geçmişten bahsederken, o deneyimlerin  geçmişte olduğunu biliriz ve bizim gerçek  hayatımızı şimdi içinde yaşadığımız  olaylar oluşturur. Halbuki, ekminezide şimdiki zaman henüz gelecekte bulunan bir zamandır ve hipnoz halindeki şahıs için mevcut değildir. Bu nedenle geriye dönüş çalışmalarında , uyutulan kişiye gelecek bilgisi soramazsınız. O sırada sadece geçmişte geri gönderildiği anda yaşananları anlatabilir

Bu usul iki aşamalı bir uygulama ile  gerçekleştirilebilmektedir. Birincisi hipnotik ve manyetik uyku; ikincisi psikolojik ayrışım denilen bir yöntemle olmaktadır.… Hipnotik ve manyetik uyku yolu ile yapılan ekminezi uygulamaları daha çok rağbet görmekle beraber, herkesçe iyi bilinmeyen ve oldukça incelik ve beceri  isteyen psikolojik  ayrıştırma yoluyla yapılanlar daha çok verimli ve kolay olmaktadır.

Ekminezi Hipnoz( hipnotik uyku) halinde yapıldığı gibi, psikolojik ayrışma (ruhi ayrışma ) metoduyla da yapılabilir. Psikolojik ayrışma  bir insanın etrafıyla bağını ve ilişkisini  keserek kendi ruh bilgilerinin içine dalması ve bu durumda dışarıdan gelecek ruhi tesirleri kolaylıkla alabilmesi halidir. Psikolojik ayrışmayla  ruhlarla konuşulduğu gibi, süje veya medyum kendi ruhundaki hatıralarla da irtibata geçilebilir. Psikolojik ayrışmada, Hipnozun aksine kişinin şuuru kaybolmamıştır. Medyumun kendi ruhundaki  anılarla  irtibata geçmesi demek onları tekrar aynen yaşamaya başlaması demektir.

Bu işlem sırasında kişiye bugünden itibaren geriye doğru yavaş yavaş ve kademeli olarak bir geriye dönüş yaşattırılır. Bu arada bu işlemi yapan kişinin Psikoloji konusunda uzman veya Hipnoz konusunda eğitimli bir kişi olması gerekmektedir. Bugün gerek görsel medyada gerekse yazılı basında örneklerine sık sık rastladığımız Hipnoz'cuların ekminezi yapması hem çok yanlış hem de geri dönüşü olmayan  davranışlardır ve uyutulan kişi için de telafi edilemiyecek  deneyimlere ve sıkıntılara yol açabilir.

Çünkü genellikle bu olay sanki bir sirk gösterisi gibi, bir sihirbazlık gösterisi gibi ele alınarak ,böyle bir imaj verilmektedir. İnsanlar toplulukların gözlerinin önünde hipnotik uykuya sokulmakta, vücutlarının kaskatı kesilmesi sağlanmakta, bu kişilerin bedenleri ayak ve baş kısmı bir sandalyeye dayanarak havada tutulmakta ve o şekilde kişinin üzerine birkaç kişi oturtularak ne kadar marifetli olduklarını göstermektedirler. Bu tam anlamıyla bir kepazeliktir. Maalesef burada yaşananları açıklayacak daha farklı bir sözcük bulamıyorum.

Burada vücut kataliptik bir durumdadır. Ruhsal varlık belli bir telkinle o şekilde tutulmaktadır ve bunu beden de istemsiz olarak  yaşamaktadır. Daha önceleri bazı yazılarımda insanın  uykusu sırasında beynimizin bazı organlarımızı  felç durumuna soktuğundan bahsetmiştim. Çünkü rüya sırasında görülen rüya ile bağlantılı olarak aynı hareketleri yapmaya kalkarsak uyku sırasında istemsiz hareketlerle yaralanabilmemiz, kendimize ve çevremize de zarar vermemiz mümkün olabilirdi. Bu felç durumu aslında Yaratıcımızın büyük bir lütfu'dur. Buna uyku felci denmektedir. Hatta uyku sırasında vücudumuz  bu felç durumunu yaşadığı REM uykusu ( derin uyku) sırasında ruh herhangi bir şekilde bedene ani ger i dönüş yaşarsa ya da şuuru açılırsa  bir süre konuşamadığımızı, konuşsak da sesimizin çıkmadığını,elimizi kolumuzu hareket ettirmeye çalışsak da kıpırdayamadığımızı  anlatmıştım. Buna halk arasında Karabasan da denmektedir. Ancak farklı bir karabasan türü de vardır ki bu ikisini birbiriyle karıştırmak gerekmektedir. Bunu anlatmamın nedeni, Hipnoz sırasında yaşanan kataliptik durumun aslında uyku felci'ni andırmasıyla alakalıdır. Şuur açıktır ama fiziksel beden taş gibidir.

İşte burada bunu bir marifetmiş gibi uygulayan kişiler bilmemektedir. Ruh vücudun içinde veya dışında  başına gelen herşeyi bilir ve beyin vasıtasıyla da bunların kaydedilmesini sağlar. Beynimiz aslında ruhsal varlığımız için bir voltaj regülatörü ve aynı zamanda da kayıt cihazı görevi yapar. Hipnoz sırasında yaşanan şeyler o an için kişi uyandığında hatırlanmaz ancak zaman içerisinde hatırlanır hale gelir. İşte sorunlar da ondan sonra ortaya çıkar. Üzerine onca yük bindirilmiş kişinin zaman içerisinde vücudunda dayanılmaz ağrılar , sancılar duyması çok rastlanan bir gelişmedir. Ya da kendisine iradesi dışında yaptırılmaya çalışılan şeyleri de önce rüyalarında daha sonra da uyanıkken hatırlamaya başlar.

Bunun gibi farklı şovlarda da Hipnoz'la ''Geçmiş Yaşamlara Döndürme' işlemi yapıyorum diyerek insanlara yapılanlar ise tam bir soytarılıktır. Bir zamanlar bu tür gösterilerin moda olduğunu ve kanalların da arka arkaya bu şovları yayınladıklarına  hep beraber tanık olduk.

Manyetik Hipnoz yöntemi basit bir telkin'dir. Bu yöntemi bugün ''Cin'' çıkarttığını iddia eden bazı Cinci Hocalar da uygulamaktadır. Bu yöntemle uyutulan kişiye geçmiş hayatına gidelim,geriye git bakalım 'dendiği zaman hiçbir yere gitmez... Bir programda seyretmek gafletinde bulundum ve deliye döndüm. Uyutulan kişiye geçmişte gittiği deniz kıyısı bir yere gitmesi ve orayı anlatması söylendi. Kişi de orayı anlatmaya başladı.Meditasyon yapan kişiler bilirler. Ruhsal açıdan rahatlamak ve kendi kendimize güzel olumlamalar yapmak istediğimiz zamanlarda , 'nerede olmak istersin, en çok nerede huzur duyuyorsun?' sorusu sorulduğunda söylediğimiz mekan ve yeri düşünerek ,konsantre oluruz ve geçmişte böyle bir anımız varsa onu kullanırız. Burada bu yöntem kullanılarak farklı bir yöne çekilmektedir. Olayın Ekminezi Seansı ya da uygulaması ile uzaktan yakından bir alakası yoktur.

İşte bu şov sırasında  kişi aslında hatırladıklarını anlatıyordu. Arkasından da hadi şimdi kalk 'Mısır'a  git bakalım ' dendi. Tam bir fiyasko ve rahatsız edici bir hipnoz sonrası kişi , ateşler ve yangın sıkıntısı içinde uyandı.

Öncelikle Hipnoz  yapan kişinin toplum ve medya tarafından Cin'lerle uğraştığı ve Cin'li olduğu bilinen bir ''ŞİFACI'' olduğu ile başlayalım söze...

Bizler ne zamandır Cin'lerden medet umar bir toplum olduk...Cinlerin öyle bir yetenekleri ya da güçleri olsaydı önce kendilerine hayırları dokunurdu. Allah'ın lanetlediği ve cennetinden kovduğu bir ırk ne zamandır insanların kurtarıcısı oldular. Ve bu varlıklarla tedavi, rehberlik veya manevi arınma ne zamandır mümkün olmaya başladı. Bizim insanımız manevi  güçlere, rehberliklere ve şifaya inanan ve tarihi boyunca manevi  alemlerden gelen her türlü yardımlara alışık , inanan ve bunları hayatlarının her aşamasında deneyimleyen bir toplum. Ancak bu yardımların kaynağı hakkında ya yanlış yönlendiriliyoruz ya da şuurumuzu kaybettik.  Algılama ve düşünme yeteneğimiz  bizden alındı. Bazen acaba toplu olarak bir Hipnoz altına mı alındık diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

*Profesyonel Ekminezi Seansları yukarıda yaşananlardan çok farklıdır. Öncelikle bu seansların bir uzman ve özellikle Ruh'un varlığına inanan bir Psikolog ve Parapsikolog tarafından yapılması gerekmektedir. Cinci ile değil.

*Ekminezi seansına girecek olan kişinin yaşamına ait bütün detayların  Hipnozitöre önceden kronolojik olarak anlatılması şarttır. Ancak bu şekilde geriye dönüşlerde bir travma anına yakalanma riski ortadan kaldırılabilir.

*Uygulama yapılacak kişi ile hipnozitör arasında mutlak bir güven oluşması şarttır. Aksi takdirde uygulama başarılı olamaz.

*Hipnozitörün başlangıç anından itibaren bütün aşamalarda kişi üzerindeki kontrolü ve desteği tam olmalıdır. Yönlendirmeleri onun ruhsal yapısı, korkuları, sevdikleri, alışkanlıkları ahlaki ve manevi değerleri göz önüne alınarak yapılmalıdır.

*Uyutulan kişi herhangi bir şeye zorlanmamalıdır.

*Eğer hipnoz altındaki kişi herhangi bir sebepten dolayı tedirgin olduysa veya ilerlemeyi reddediyorsa çalışma derhal sonlandırılmalıdır.

Yukarıda anlatıklarım bir Ekminezi Seansının olmazsa olmazlarıdır. Sadece bunlara bakarak bile yapılanların ne kadar büyük yanlışlarla dolu olduğunu görebilirsiniz.

Şimdi gelelim yukarıda bahsettiğim sözde Ekminezi seansında hipnoza alınan kişinin neden seans sonuna doğru ateşler ve yangınlar gördüğüne ve büyük bir korku ve tedirginlik hissiyle uyanması meselesine.

*Öncelikle o kişi ne bir ekminezi olayına ne de hipnoz altına alınmaya hazırlıklı değildi.

*Kişiye zorla istemediği bir yere gitmesi söyleniyordu ve bu konuda baskı yapılıyordu.

*Hipnozitör,seansın sonuna doğru hipnoz haline soktuğu kişiyi kendi varlıklarıyla yönlendirmeye ve kendi istediği yere götürmeye kalktığı için...  Bu ne demek diye şaşırmayın. Olan tamamen budur. Cinlerle içli dışlı bir hayat yaşayan bir kişi hipnoza da bu varlıkları alet eder ve sonu da hiç güzel olmaz. Zaten gösteri sonrası uyutulan kişinin rahatsızlıkları artmış ve son derece tedirgin olmuştur. Bitkin ve gergindir.Muhtemelen eve gittikten sonra daha da rahatsız olmuş ve rüyalarına bile yansımıştır.

(sözü geçen video youtube da da bulunmaktadır.Ve O.B adlı kişinin programında denenmiştir.)

Bizler medeniyetin bugünkü geldiği noktada, gerek toplumsal olarak yaşadığımız tutarsızlıklardan, haksızlıklar, adaletsizlikler, yaşam zorlukları ve hayatta kalma mücadelesi içinde gerekse manevi değerlerimize bağlılığımızın sınandığı bu süreçte bazı yanılsamalar yaşamamız , doğru-yanlış, iyi-kötü şablonumuzun kayması nedeni ile rüzgarda savrulan yapraklara döndük.

 Bizler tüm tarihimiz boyunca gücümüzü ruhsal varlığımızdan ve Atalarımızdan, büyüklerimizden bizlere miras kalan maneviyatımızdan almış bir toplumuz. Ancak acil olarak toparlanmamız ve kendimize gelmemiz gerekmektedir. Öyle görünüyor ki bu bizim hem en büyük gücümüz hem de zaafımız. Çünkü bu zaafımız bazı kendini bilmezler tarafından bir sömürü düzenine dönüşmüş ve bizlerle alay edilmektedir.

Cinlerden bahseden, onlarla fal bakan, şifacılık yaptığını söyleyen kişiler bir bakıyorsunuz, Aşk büyüleri adı altında kitap çıkarmış. Mumlarla, yemeklerle büyü tarifleri ve tılsımlar veriyor. Aynı kişiler kalkıp Meleklerle terapi ve Meleklerle iletişim konusunda kitap yazabilme yüzsüzlüğü gösterebiliyor. Ve kimse kalkıp da ''nasıl yaa?  Hadi canım !! diye sormuyor... Ben de bunları görebilmeniz için yazmaya ve konuşmaya devam edeceğim  ta ki sizler uyanıncaya kadar!!! Işık ve sevgi sizinle olsun...


TARA GÜRSES


 
Eklenme Tarihi : 27.12.2014 13:51:38
Okunma Sayısı : 2725

Yorumlar

Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı

Yorum Yaz

Adınız Soyadınız
Yorumunuz