Fotoğraf Galerisi
Ay Tutulması
Ay Tutulması
Tüm Fotoğraflar

Anket
Günün Sorusu
Sizce Ufo'lar Gerçek mi
 
   
Sayaç
Online : 29
Toplam : 29
Ziyaretçi
 

İnanna’nın ölüler diyarına inişi

İNANNA’NIN ÖLÜLER DİYARINA İNİŞİ


Bu mitin edebiyat ve mitoloji üstündeki etkisi evrensel ve çok derindir. Dahası, çözülüş öyküsü Sümer edebi yapıt metinlerinin yeniden kurulmasındaki ilginç sürecin çok aydınlatıcı bir açıklamasını verir.

Yıllarca, neredeyse bir yüzyılın dörtte üçü gibi bir zaman boyunca, bu mit bilim adamları ve okuyucularca “İştar’ın Ölüler Diyarına inişi” adıyla bilindi. Babil “Yaratılış Destanı” gibi bu şiir de İ.Ö birinci bin yıldan kalma tabletlerde Akadca’da yazılmış olarak bulunmuştu; bu nedenle bunlar, bizim Sümer edebi tabletlerimizin tarihinin bin yıldan daha sonraya ait olduğunu düşünmemize neden olmaktadırlar. 

Bu nedenle “Yaratılış Destanı” gibi, “İştar’ın Ölüler Diyarına inişinin de genel olarak Sami kökenli olduğu kabul edilmişti; Mitoloji ve din ile ilgili başlıca çalışmalarda Babil mit-yaratıcılığının olağanüstü bir örneği olarak aktarıldı ve alıntılandı. Buna karşın, Nippur malzemesine bağlı yayımların ortaya çıkışıyla, bu “Sami” mitinin, İştar’ın Sümer karşılığı olan İnanna’nın yerini aldığı Sümerce bir kökene gittiği giderek açıklık kazandı.

Gök kraliçesi, ışığın, aşkın ve yaşamın tanrıçası İnanna, herhalde sevgilisi Tammuz’u kurtarmak için, ölüler diyarını ziyaret etmeyi aklına koyar. Bütün kutsal yasalarını bir araya toplar, kraliçelere has giysi ve mücevherleriyle süslenir ve “dönüşü olmayan ülkeye gitmeye hazırlanır. Ölüler diyarı kraliçesi, İnanna’nın ablası ve acımasız düşmanı olan karanlık, kasvet ve ölüm tanrıçası Ereşkigal’dir. Ölüler diyarında ablasının kendisini öldüreceğinden korkan İnanna, her zaman hazır ve nazır ulağı Ninşubur’a üç gün sonunda dönmezse, göğe gidip tanrıların toplantı salonunda onun için ağıt yakmasını söyler. Sonra da tabletlerimizin çıkarıldığı Nippur kentine gidip, İnanna’yı Ereşkigal’in pençelerinden kurtarmak için tanrı Enlil’in önünde gözyaşı döküp yakarması talimatını verir. Enlil reddederse, Ur’a gidecek -Keldanilerin Ur’u, Kitab-ı Mukaddes’e göre İbrahim Filistin’e buradan göç etmişti-ve Sümerlerin yüce ay-tanrısı Nanna’nın huzurunda bir daha yakaracaktır. Nanna’da reddederse, Sümer uygarlığının ortaya çıktığı söylenen kente, Eridu’ya gidecek ve bilgelik tanrısı Enki’nin huzurunda ağlayıp yakaracaktır. “Hayat yiyeceğini, hayat içeceğini bilen” Enki onu yaşama döndürecektir.

Önlemlerini alan İnanna ölüler diyarına iner ve Ereşkigal’in lacivert taşından yapılmış tapınağına yaklaşır. Kapıda, ona kim olduğunu soran ve neden geldiğini öğrenmek isteyen baş kapıcıyla karşılaşır. İnanna bir bahane uydurur ve kapıcı onu, hanımı Ereşkigal’in talimatı üzerine ölüler diyarının yedi kapısından geçirir. Geçtiği her kapıda giysi ve takılarından birisi itirazlarına bakılmaksızın alınır. Sonuncu kapıyı da geçtiğinde çırılçıplaktır ve Ereşkigal ile ölüler diyarının korkunç yargıçları olan yedi ANUNNAKİ’nin huzurunda diz çöktürülür. Bu yedisinin “ölüm bakışlarını” ona dikmeleriyle, İnanna bir cesede döner ve bir kazığa asılır.

Böylece üç gün üç gece geçer. Dördüncü gün, hanımının geri dönmemesi üzerine Ninşubur, onun verdiği talimatlara göre tanrıları sırayla dolaşmaya başlar. İnanna’nın öngördüğü gibi, Nippur’lu Enlil ve Ur’lu Nanna yardım etmeyi reddederler. Buna karşın Enki onu tekrar yaşama döndürmek için bir plan tasarlar, iki cinsiyetsiz yaratık, kurgarru ve kalaturru, şekillendirir ve onlara “hayat yiyeceği” ile “hayat içeceği”ni verip, ölüler diyarına gitmelerini ve bu yiyecekle içeceği inanna’nın cansız bedenine altmış kez dökmelerini emreder. Buyruğu yerine getirirler ve İnanna canlanır. Bununla birlikte, yeryüzüne dönmek için ölüler diyarından ayrılırken orada evleri olan ölülerin gölgeleri, gulyabaniler ve harpyalar da onun peşine takılır. Bu hayaletimsi ve korkunç orduyla sarılmış olarak Sümer’i kenttten kente dolaşır.

“İnanna’nın Ölüler Diyarına inişi” ile ilgili elde bulunan kaynak malzemenin bundan sonrası ne yazık ki kırıktır, ama mit bununla sona ermiyor. Yine de, öykünün sonunun yazılı olduğu parçaların yakın bir gelecekte keşfedilip çözülecek olması hiç de olmayacak şey değil.


"Yukardaki büyük’ten “aşağıdaki büyük’e inmeyi aklına koydu,

“Yukardaki büyük’ten “aşağıdaki büyük”e inmeyi aklına koydu tanrıça,

“Yukardaki büyük”ten “aşağıdaki büyük”e inmeyi aklına koydu İnanna.

Hanımım gökyüzünü terk etti, yeryüzünü terk etti,

İndi ölüler diyarına, İnanna gökyüzünü terk etti, yeryüzünü terk etti,

İndi ölüler diyarına,    

Efendilik haklarını terk etti, hanımlık haklarını terk etti,

İndi ölüler diyarına.

Eanna’yı Uruk’ta bıraktı,

İndi ölüler diyarına,

Emuşkalamma’yı Badtibira’da bıraktı,

İndi ölüler diyarına,

Giguna’yı Zabalam’da bıraktı, indi ölüler diyarına,

Eşarra'yı Adab’da bıraktı, indi ölüler diyarına,

Baratuşgarra’yı Nippur’da bıraktı,

İndi ölüler diyarına,

Hursagkalamma’yı Kiş’te bıraktı,

İndi ölüler diyarına,

Eulmaş’ı Agade’de bıraktı,

İndi ölüler diyarına.

Yedi tanrısal yasayı yanlarına bağladı.

Tanrısal yasaları topladı, eline aldı,

Bütün yasaları hazır bekleyen ayağına yerleştirdi, Şugurra'yı, ovanın tacını başına koydu,

Işıltıyla yüzünü kapladı,

Lacivert taşından ... değneğini elinde sımsıkı tuttu, Küçük lacivert taşlarını boynuna taktı,

Parıldayan ... taşlarını göğsüne tutturdu.

Altın bileziğini bileğine taktı,

... zırhını göğsüne taktı,

Hanımlık giysilerinin hepsiyle gövdesini örttü,

... merhemini yüzüne sürdü.

İnanna ölüler diyarına doğru yola çıktı,

Ulağı Ninşubur yanında yürürken,

Saf İnanna Ninşubur'a şöyle dedi:

“Ey benim sadık dayanağım (olan).

Güzel sözlü ulağım,

Tuttuğu sözleri taşıyanım.

Ben şimdi ölüler diyarına iniyorum.

“Ölüler diyarına vardığım zaman,

Göğü feryatla doldur benim için,

Kutsal toplantı yerini benim için inlet,

Tanrıların evinde benim için koşuştur,

Gözlerini indir benim için, ağzını çarpıt benim için, ... ile büyük ...ni eğ benim için,

Bir yoksul gibi tek giysine bürün benim için,

Enlil’in evi Ekur’a doğru yola çık.

“Ekur’a, Enlil’in evine girince,

Enlil’in önünde gözyaşı dök:

'Ey Enlil baba, kızının ölüler diyarında öldürülmesine izin verme, Değerli madeninin ölüler diyarının tozuyla kaplanmasına izin verme,

Güzel lacivert taşının taş işçisinin taşı olup kırılmasına izin verme, Şimşirinin dülger kerestesi olup kesilmesine izin verme,

Bakire İnanna’nın ölüler diyarında öldürülmesine izin verme.’

“Enlil sana bu işte arka çıkmazsa, Ur’a git.

"Ur’da ülkenin ... evine girince,    *

Ekişşirgal’e, Nanna’nın evine,

Nanna’nın önünde gözyaşı dök:

‘Ey Nanna baba, kızının ölüler diyarında öldürülmesine izin verme, Değerli madeninin ölüler diyarının tozuyla kaplanmasına izin verme,

Güzel lacivert taşının taş işçisinin taşı olup kırılmasına izin verme, Şimşirinin dülger kerestesi olup kesilmesine izin verme,

Bakire İnanna’nın ölüler diyarında öldürülmesine izin verme.’

“Nanna sana bu işte arka çıkmazsa, Eridu’ya git.

“Eridu’da Enki'nin evine girince,

Enki’nin önünde gözyaşı dök:

‘Ey Enki baba, kızının ölüler diyarında öldürülmesine izin verme,

Değerli madeninin ölüler'diyarının tozuyla kaplanmasına izin verme,

Güzel lacivert taşının taş işçisinin taşı olup kırılmasına izin verme, Şimşirinin dülger kerestesi olup kesilmesine izin verme,

Bakire İnanna’nın ölüler diyarında öldürülmesine izin verme.’

“Enki baba, bilgeliğin efendisi,

Hayat yiyeceğini bilen, hayat içeceğini bilen,

Mutlaka beni hayata döndürecektir.”

İnanna ölüler diyarına yöneldi.

Ulağı Ninşubur’a şöyle dedi:

“Git, Ninşubur,

Sana verdiğim emri ..."

İnanna ölüler diyarının lacivert taşından sarayına vardığında, Ölüler diyarının kapısında şeytanca davrandı,

Ölüler diyarının sarayında şeytanca konuştu:

“Evi aç, kapıcı, evi aç,

Evi aç, Neti, evi aç, tek başıma gireceğim.”

Neti, ölüler diyarının baş kapıcısı,

Kutsal İnanna’yı yanıtladı:

“Kimsin sen rica ederim?”

“Gökyüzünün, güneşin doğduğu yerin kraliçesiyim ben.”

“Eğer sen gökyüzünün, güneşin doğduğu yerin kraliçesiysen,

Niye dönüşü olmayan ülkeye geldin rica ederim?

Yüreğin yolcunun asla geri dönmediği yola seni nasıl getirdi?”

Kutsal İnanna onu yanıtladı:

“Ablam Ereşkigal'in,

Kocası efendi Gugalanna öldürüldüğü için,

Cenaze törenine katılmak için, bırak geçeyim."

Neti, ölüler diyarının baş kapıcısı,

Kutsal İnanna’ya şöyle dedi:

"Bekle, İnanna, kraliçemle konuşayım,

Kraliçem Ereşkigal’le dur da konuşayım ... konuşayım.”

Neti, ölüler diyarının baş kapıcısı,

Kraliçe Ereşkigal’in evine girdi ve ona şöyle dedi:

“Ey kraliçem, bir bakire, tanrı gibi ..., kapı ...,

Eanna’da ...,

Yedi tanrısal yasayı yanlarına bağladı,

Tanrısal yasaları topladı, eline aldı,

Bütün yasaları hazır bekleyen ayağına yerleştirdi,

Şugurra'yı, ovanın tacını başına koydu,

Işıltıyla yüzünü kapladı,

Lacivert taşından ... asasını elinde sımsıkı tuttu,

Küçük lacivert taşlarını boynuna taktı,

Parıldayan ... taşlarını göğsüne tutturdu,

Altın bileziğini bileğine taktı.

... zırhını göğsüne taktı,'

Hanımlık giysilerinin hepsiyle gövdesini örttü,

... merhemini yüzüne sürdü.”

O zaman Ereşkigal ...,

Ölüler diyarının baş kapıcısı Neti’ye şöyle dedi:

“Gel, Neti, ölüler diyarının baş kapıcısı,

Sana diyeceğim emre kulak ver.

Ölüler diyarının yedi kapısının sürgülerini kaldır,

Ölüler diyarının “yüzü" Ganzir kapısının kurallarını açıkla; (İnanna) girdiği zaman,

Yerlere eğilsin ...”

Neti, ölüler diyarının baş kapıcısı,

Kraliçesinin emirlerine uydu.

Ölüler diyarının yedi kapısının sürgülerini kaldırdı,

Ölüler diyarının “yüzü” Ganzir kapısının kurallarım açıkladı. Şöyle dedi kutsal İnanna’ya:

“Gel, inanna, gir içeri.”

İlk kapıdan geçince,

Şugurra, “ovanın tacı,” başından alındı.

“Ne oluyor, rica ederim?”

“Kusursuz bir biçimde, ey İnanna, ölüler diyarının yasaları yerine getirilecektir,

Ey İnanna, ölüler diyarının törelerini sorgulama."

ikinci kapıdan geçince,

Lâcivert taşından ... asası elinden alındı.

“Ne oluyor, rica ederim?"

“Kusursuz bir biçimde, ey İnanna, ölüler diyarının yasaları yerine getirilecektir,

Ey İnanna, ölüler diyarının törelerini sorgulama

Üçüncü kapıdan geçince,

Küçük lacivert taşları boynundan alındı.

“Ne oluyor, rica ederim?"

“Kusursuz bir biçimde, ey inanna, ölüler diyarının yasaları yerine getirilecektir,

Ey inanna, ölüler diyarının törelerini sorgulama.”

Dördüncü kapıdan geçince,

Parıldayan ... taşlan göğsünden alındı.

“Ne oluyor, rica ederim?"

“Kusursuz bir biçimde, ey inanna, ölüler diyarının yasaları yerine getirilecektir,

Ey İnanna, ölüler diyarının törelerini sorgulama.”

Beşinci kapıdan geçince,

Altın bilezik bileğinden çıkarıldı.

“Ne oluyor, rica ederim?”

“Kusursuz bir biçimde, ey İnanna, ölüler diyarının yasaları yerine getirilecektir,

Ey İnanna, ölüler diyarının törelerini sorgulama.”

Altıncı kapıdan geçince,

... zırhı göğsünden çıkarıldı.

“Ne oluyor, rica ederim?"

“Kusursuz bir biçimde,ey İnanna, ölüler diyarının yasaları yerine getirilecektir,

Ey İnanna, ölüler diyarının törelerini sorgulama.”

Yedinci kapıdan geçince,

Hanımlık giysilerinin hepsi üstünden çıkarıldı.

“Ne oluyor, rica ederim?”

“Kusursuz bir biçimde, ey inanna, ölüler diyarının yasaları yerine getirilecektir,

Ey İnanna, ölüler diyarının törelerini sorgulama."

Yerlere eğilmiş ...

Kutsal Ereşkigal tahtında yerini aldı,

ANUNNAKİ, yedi yargıç, onun huzurunda hükümlerini bildirdiler, Ölüm bakışlarını, gözlerini ona diktiler,

Sözleri üzerine, ruha işkence eden sözleri,

Güçsüz kadın bir cesede dönüştü,

Ceset bir kazığa asıldı.

Üç gün, üç gece geçince.

Ulağı Ninşubur,

Güzel sözlü ulağı,

Tuttuğu sözleri taşıyanı,

Göğü feryatla doldurdu onun için,

Kutsal toplantı yerini onun için inletti,

Tanrıların evinde onun için koşuşturdu,

Gözlerini indirdi onun için, ağzını çarpıttı onun için, ... ile büyük ...ni eğdi onun için,

Bir yoksul gibi tek giysiye büründü onun için,

Enlil’in evi, Ekur’a doğru yola çıktı.

Ekur’a, Enlil’in evine, girince,

Enlil’in önünde gözyaşı döktü:

“Ey Enlil baba, kızının ölüler diyarında öldürülmesine izin verme, Değerli madeninin ölüler diyarının tozuyla kaplanmasına izin verme,

Güzel lacivert taşının taş işçisinin taşı olup kırılmasına izin verme, Şimşirinin dülger kerestesi olup kesilmesine izin verme,

Bakire İnanna’nın ölüler diyarında öldürülmesine izin verme.’

Enlil baba Ninşubur’a şöyle dedi:

“... ‘yukarıdaki büyük’teki, ... ‘aşağıdaki büyükteki kızım, ...,

... ‘yukarıdaki büyükteki, ... ‘aşağıdaki büyük’teki inanna, ..., Ölüler diyarının yasaları, ... yasalar, onların yerine ...,

Kim, rica ederim, onların yerine ...?”

Enlil baba ona bu işte arka çıkmadı, Ur’a gitti o da.

Ur’da ülkenin ... evine girince,

Ekişşirgal’e, Nanna’nın evine,

Nanna'nın önünde gözyaşı döktü:

Ey Nanna baba, kızının ölüler diyarında öldürülmesine izin verme, Değerli madeninin ölüler diyarının tozuyla kaplanmasına izin verme,

Güze! lacivert taşının taş işçisinin taşı olup kırılmasına izin verme,

Şimşirinin dülger kerestesi olup kesilmesine izin verme.

Bakire İnanna’nın ölüler diyarında öldürülmesine izin verme.’

Nanna baba Ninşubur’a şöyle dedi:

"... ‘yukarıdaki büyük’teki, ... ‘aşağıdaki büyük’teki kızım,

... ‘yukarıdaki büyük’teki, ... ‘aşağıdaki büyük’teki İnanna,

Ölüler diyarının yasaları, ... yasalar, onların yerine ....

Kim, rica ederim, onların yerine ...?”

Nanna baba ona bu işte arka çıkmayınca, Eridu’ya gitti o da.

Eridu’da, Enki’nin evine girince,

Enki’nin önünde gözyaşı döktü:

Ey Enki baba, kızının ölüler diyarında öldürülmesine izin verme, Değerli madeninin ölüler diyarının tozuyla kaplanmasına izin verme,

Güzel lacivert taşının taş işçisinin taşı olup kırılmasına izin verme, Şimşirinin dülger kerestesi olup kesilmesine izin verme,

Bakire İnanna’nın ölüler diyarında öldürülmesine izin verme.’

Enki baba Ninşubur’a şöyle dedi:

“Kızıma ne oldu! Kaygılandım,

Inanna’ya ne oldu! Kaygılandım,

Bütün ülkelerin kraliçesine ne oldu! Kaygılandım,

Göğün kutsal hizmetkârına ne oldu! Kaygılandım.”

... çamur çıkarıp kurgarru'yu şekillendirdi,

... çamur çıkarıp kalaturru’yu şekillendirdi,

Kurgarru'ya hayat yiyeceğini verdi,

Kalaturru'ya hayat içeceğini verdi,

Enki baba kalaturru ve kurgarru'ya şöyle dedi:   

... (ondokuz dize kayıp)    \

*Kazığa asılı olan cesedin üstüne ateş ışınlarının korkusunu salın,

Altmış kez hayat yiyeceğini, altmış kez hayat içeceğini üstüne saçın, İnanna gerçekten canlanacak.”

... (yirmidört (?) dize kayıp)

Kazığa asılı cesede ateş ışınlarının korkusunu saldılar,

Altmış kez hayat yiyeceğini, altmış kez hayat içeceğini üstüne saçtılar, inanna canlandı.

inanna ölüler diyarından çıktı,

ANUNNAKİLER kaçtı,

(Ve) ölüler diyarından olanlar uysallıkla ölüler diyarına indi; inanna ölüler diyarından çıktığı zaman,

Ölüler gerçekten de önüne geçti.

inanna ölüler diyarından çıktı,

... kamışı gibi küçük cinler,

Tablet çivisi gibi koca cinler,

Çevresini sardı.

Önünde yürüyen, ...sız olan, elinde bir asa tutuyordu, Yanında yürüyen, ...sız olan, belinde bir silah taşıyordu. Önünden yürüyenler,

Inanna’nın önünden yürüyenler,

Yiyeceği bilmeyen, içeceği bilmeyen varlıklardı,

Serpilen unu yemeyen,

Sunulan şarabı içmeyen,

Erkeğin kucağından karısını kaçıran,

Emziren ananın göğsünden çocuğunu kaçıran varlıklardı.

İnanna ölüler diyarından çıktı;

İnanna ölüler diyarından çıkınca,

Ulağı Ninşubur ayaklarına kapandı,

Yerin dibine girdi, çaputlara büründü.

Cinler kutsal İnanna’ya şöyle dediler:

“Ey inanna kentinin önünde bekle, onu sana getireceğiz”

Kutsal inanna cinleri yanıtladı:

“(O) benim güzel sözlü ulağını,

Tuttuğu sözleri taşıyanım.

Emirlerimi yerine getirmemezlik etmez,

Buyruklarımı geciktirmez,

Göğü feryatla doldurdu benim için,

Kutsal toplantı yerini benim için inletir,

Tanrıların evinde benim için koşuşturdu,

Gözlerini indirdi benim için, ağzını çarpıttı benim için,

... ile büyük ...ni eğdi benim için,

Bir yoksul gibi tek giysisine büründü benim için,

Enlil’in evi Ekur’a,

Nanna’nın evi Ur’a,

Enki’nin evi Eridu’ya (doğru yola çıktı),

Beni hayata döndürdü.”

“Haydi onu götürelim, Umma'da Sigkurşagga’ya götürelim onu.”

Umma’da, Sigkurşagga’da,

Şara onun ayaklarına kapandı,

Yerin dibine girdi, çaputlara büründü.

Cinler kutsal İnanna’ya şöyle dediler:

“Ey İnanna, kentinin önünde bekle, onu sana getireceğiz."

Kutsal İnanna cinleri yanıtladı:

(İnanna’nın yanıtı kayıptır.)

“Haydi onu götürelim, Badtibira’da Emuşkalamma’ya götürelim onu.”

Badtibira’da, Emuşkalamma’da,

... ayaklarına kapandılar,

Yerin dibine girip, çaputlara büründüler.

Cinler kutsal İnanna’ya şöyle dediler:

“Ey İnanna, kentinin önünde bekle, onları sana getireceğiz."

Kutsal İnanna cinleri yanıtladı:

İnanna’nın yanıtı okunamamaktadır ve şiirin sonu kayıptır


Samuel Noah Kramer

Sümer Mitolojisi




 
Eklenme Tarihi : 03.12.2014 23:36:46
Okunma Sayısı : 4920

Yorumlar

Ayhan Sarıcapaşa 19.06.2015 03:04:39
Bilgiler için teşekkürler...
Tayfun Baş 14.12.2015 09:38:30
Biz teşekkür ederiz...

Yorum Yaz

Adınız Soyadınız
Yorumunuz