Fotoğraf Galerisi
Süper Ay
Süper Ay
Tüm Fotoğraflar

Anket
Günün Sorusu
Sizce Ufo'lar Gerçek mi
 
   
Sayaç
Online : 110
Toplam : 133
Ziyaretçi
 

Mısır Gizemleri


Osiris’in müritlerinden olan Hermes, ya da diğer bir adıyla İdris, günümüzden 16.000 yıl önce, beraberindeki bir güç ile Atlantis’ten Nil deltasına çıktı.Burada bir Atlantis kolonisi kurdu ve Osiris dinini Mısır’da yaymaya başladı. Sais’de bir tapınak inşa eden Hermes için, Mısır’ın ünlü “Ölüler Kitabı”ında, “ilahi kelamın efendisi ve ilahi sırların sahibi” denilmektedir.



Kuzey Mısır, Hermes döneminden, Firavun Menes dönemine kadar M.Ö. 5000 Hermetik rahipler tarafından yönetildi.Daha sonraları İdris Peygamber olarak tek Tanrılı dinlerin efsanelerine giren Hermes’e Yunanlılar, aynı zamanda hem kral, hem büyük rahip, hem de kurucu olması nedeniyle, üç defa büyük anlamına gelen “trimejist” sıfatını layık gördüler.



Hermes ve onun devamı olan başrahiplerin yönetimindeki Mısır, ezoterik doktrinin barınağı ve okulu olageldi.Yönetici firavunların aynı Atlantis’te olduğu gibi inisiye edildikleri ezoterik bir mezhebe dahil oldukları ve rahipler örgütünün sembolik lideri oldukları Mısır’da Ezoterik sırlar da, bu güçlü örgütlenme sayesinde rahatlıkla korunabildi. Tüm rahipler, bu sırların dışarı çıkmaması ve öğretinin yozlaşmaması için ketumiyet yemini ederlerdi.



Yemine titizlikle uyulmasını sağlamak için en küçük sırrı dahi ifşa edenlerin derhal öldürülmesi cezası konmuştu.Bu arada, ilk örgütlenmelerinin Atlantis kıtasında başladıkları sanılan çeşitli mesleki kuruluşlar ve özellikle de inşaat loncaları, piramitlerin ve diğer mabetlerin yapımında  aktif rol oynadılar. Mısır’daki bu loncaların devamı niteliğinde olan Yahudi loncalarının Süleyman Mabedi’nin inşasında oynadıkları rol yakından bilinmektedir.1888 yılında Libya çöllerinde yapılan kazılarda bulunan papirüs rulolarında M.Ö. 2000 yılında düzenlenen gizli bir lonca toplantısından bahsedilmektedir. Bu loncanın Süleyman Tapınağının yapımında rol aldığı anlaşılmıştır.



Masonluk bugün halen var olan gizli örgütlerin en eskilerinden biridir. Masonların efsaneleri kayıp kıta Atlantis’e ve hatta Mu kıtasına kadar uzanmaktadır.Durugörü medyumu, okültist, teozofist ve büyük Mason Üstadı olan C. W. Leadbeaterl, “Freemasonry and Its Ancient Mystic Rites”-Masonluk ve Eski Mistik Ritleri adlı kitabında Atlantis’lilerin Mısır’ı günümüzden 150.000 yıl önce işgal ettiklerinden ve ilk büyük Mısır İmparatorluğunun M.Ö.75.025 yılına kadar devam ettiğinden bahseder.



Büyük bir felaketten sonra, Atlantis uygarlığını oluşturan Ruta ve Daitya adaları Okyanusun sularına gömülürken,geriye yalnız Poseidon adası kalmıştı. Leadbeater’e göre, Mısır’ın görkemli üç büyük piramidi işte bu imparatorluğun egemenliği döneminde, Atlantis’li rahiplerin matematik ve astronomi bilgilerine dayanılarak yapılmıştı.M.Ö. 75.025 yılındaki büyük felaket esnasında bütün Mısır sel suları altında kalmış, eski ihtişamlı günlerden geriye sadece üç büyük piramit kalmıştı.




Sular çekildikten sonra, ülke yeniden Atlantis’liler tarafından kolonize edildi. Bu imparatorluk Mısır’ın Aryan’lar tarafından işgaline kadar M.Ö. 13.500 sürdü.Yazara göre, Yunanlıların yarı-Tanrı diye nitelendirdiği ilahi krallar hanedanı Aryan’lardan çıkmıştı.



M.Ö. 40.000 yılında “Beyaz Loca”nın gönderdiği “Dünya Öğretmeni” Mısır’a geldi. Mısırlılar ona “Tehuti” veya “Thoth,” Yunanlılar ona “Hermes” diyorlardı. O,Mısır tanrılar kült’ünü kurdu ve eski “Mısır Gizemleri’ni” yeniden yürürlüğe soktu.C. W. Leadbeater’e göre, Mısır, Orta Asya’daki “Büyük Beyaz Kardeşliğin” dünyadaki yardımcı merkezlerinden biriydi.

 
Eklenme Tarihi : 16.01.2015 01:34:18
Okunma Sayısı : 1853

Yorumlar

Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı

Yorum Yaz

Adınız Soyadınız
Yorumunuz